Home

Neden openMedia (açıkMedya) Yayınına Başlıyoruz

Yalan haberleri unutun! Büyük paralar, basın özgürlüğünü reklamlar ve satın alınmış sessizlik vasıtasıyla çok daha fazla tahrip ediyor. Bu konuda ne yapacağımız ile ilgili detaylar aşağıda.

Mary Fitzgerald headshot in circle, small
Mary Fitzgerald
14 December 2017
unnamed_7_3.jpg

Gazete okuyan kişi, 21 Mayıs 2012, Fotoğraf Flickr’dan Frank Knaack’e ait.

Hepimiz ‘Yalan Haber’in (fake news) ne olduğunu bildiğimizi düşünüyoruz. Fakat ister Donal Trump’ı destekleyin veya ondan hiç hoşlanmayın, ister Brexit lehine veya aleyhine oy vermiş olun, veya Facebook’ta kiminle arkadaş olursanız olun, yalan haberler büyük ihtimalle algılarınızı biçimlendirmeye devam edecek. Son 18 aydır ‘yalan haber/fake news’ kavramı o kadar çok kötüye kullanıldı ki neredeyse kavramın hiçbir anlamı kalmadı.

Wow, so many Fake News stories today. No matter what I do or say, they will not write or speak truth. The Fake News Media is out of control!

— Donald J. Trump (@realDonaldTrump) October 4, 2017

 (“Vay be! Ne kadar çok Yalan Haber var bugün. Ne yaparsam yapayım veya ne söylersem söyleyeyim, doğruyu yazıp söylemeyecekler. Yalan Haber Medyası tamamen kontrol dışına çıktı!”) — Donald J. Trump (@realDonaldTrump) October 4, 2017

HSBC Sponsorluğuyda: Haber Gerçekte Haber olmadığında!

2015’te, henüz ‘yalan haberler’ gündemi bu kadar işgal etmemişken, openDemocracy web sitesinde yer alan gerçek bir hikaye gündemi alt üst etti. Daily Telegraph yazarı Peter Oborne’nun gündemi sarsan istifası ve gazetenin en büyük reklam kaynaklarından HSBC hakkındaki bir soruşturmayı engellediği iddiası küresel manşetlerde de yer aldı.

İngiltere’nin en çok bilinen muhafazakâr politika yorumcusu Oborne, Telegraph’ın benzer şekilde editöryal ‘önlemleri’, içlerinde süper market devi Tesco’nun da olduğu diğer büyük reklam kaynaklarına karşı da geliştirdiğini ifşa etti. NYU’dan Jay Rosen bunun ‘bir gazetecinin son zamanlarda yazdığı en önemli haber olduğunu’ ifade etti. Bu ifşa diğer medya kuruluşlarında çalışan başka gazetecilerin de, aşağıda daha fazlasını göreceğiniz üzere, benzer editöryal müdahaleleri - veya ‘iyileştirmeleri’- ifşa etmelerine aracılık etti.

Peki sonra ne oldu? Her ne kadar inkâr etmiş olsalar da bu meselenin Telegraph içinde bir etki yarattığını biliyoruz. Telegraph içinden kaynaklar, skandalın ardından bazı gazete yöneticilerinin reklam verenlerle ilgili olumsuz haber yayınlama konusunda isteksiz olduklarını doğruladı. Gazete aynı zamanda editöryal bağımsızlığı reklamcılıktan ayırmak için çalışanlarına yönelik yeni prensipler yayınladı.

Buzzfeed de reklam verenlerinin aleyhine iki makaleyi sildiği için ağır eleştirilerin odağı oldu ve yayın ilkelerini açıklığa kavuşturması için zorlandı. Başka gazeteciler tarafından daha fazla iddia gün ışığına çıkarıldı ve bu da diğer gazetecilerin de Telegraph’ın diğer büyük reklam verenlerle ilişkisini soruşturmasına yol açtı. Bu esnada the Guardian, HSBC’nin benzer şekilde, bankaya ciddi şekilde zarar veren bir soruşturmayı durdurmaları konusunda kendilerine baskı uyguladığını ifşa etti.

Bu da bu dalgayla oluşan ‘etkinin’ nihayeti oldu ve işler olağan sıradanlığına döndü.

Küçük Kirli Sırlarımız

Elde edilmiş çıkarların haberciliğe, neyin nasıl haber yapılacağına olan etkisi oldukça eski bir sorun. Bu durum gazeteciliğin küçük kirli sırrı olalı da çok oldu. Fakat geleneksel medya gelirleri modelinin çöküşüyle birlikte reklam verenlere ve şirket sahiplerine boyun eğme konusundaki baskılar, son yıllarda dramatik bir şekilde arttı.

Bu zehirli güç dinamiği, bankalar, büyük ilaç firmaları, tarımsal ticaret, fosil yakıt devleri, enerji şirketleri ve dahası hakkında yürütülen soruşturmaları engelleme potansiyeline sahip.

  1. Crina Boros’un Romanya medyasının büyük kısmının tartışmalı Rosia Montana madeni ile ilgili nasıl satın alındığına dair raporu için bkz.
  2. Fosil yakıt şirketlerinin Paris İklim Zirvesi sürecindeki büyük harcamaları ve PR çalışmaları hakkındaki Climate Unspun projemiz için bkz.
  3. Lucy Kellaway’in Financial Times’taki PR yöneticilerinin müdahalesine yönelik harika hamlesi için bkz. 

Buna rağmen görece az sayıda gazeteci sahne arkasında neler olup bittiğine dair konuşmakta istekli. Zira çoğu kişi için bunu yapmanın profesyonel sonuçları oldukça göz korkutucu.

Bir de tüm bunların sınırları net görünmeyen kısımları var. ‘doğal reklamcılık’ veya sponsorlu içerikleri diğer haber içeriklerinden ayırmak hiç de kolay değil. Bu pazarlama teknikleri, içlerinde ilaç, enerji, sağlık & güzellik ve gıda sektörlerinin de olduğu pek çok endüstri tarafından rağbet görmekte. Öyle ki bazen bir hizmeti veya ürün kullanımını teşvik ettiğini düşündüğünüz bazı içeriklerin gerçekteki amacını doğrulamak oldukça zor olabiliyor. 

Neredeyse benzer bir şekilde gazetecilerin, basın gezilerini kimin finanse ettiğini deklare etmesi çok nadir bir durum. Pek çok muhabir bugünlerde hem sponsorlu içerik hem de haber kanalları için düzenli haberler üreterek ikili bir rol oynuyor. Bu da reklamcılık/tanıtım ile gazetecilik arasındaki hattı belirsizleştiriyor.

Dünya çapında bir grup gözlemci ve sivil toplum kuruluşu basın özgürlüğünü kısıtlayan hukuki düzenlemeler ile gazetecilerin güvenliğini tehdit eden uygulamalara karşı harika işler yapıyor. Bununla birlikte basın özgürlüğünü gittikçe daha fazla tehdit eden sistematik ticari baskıyı kayıt altına alan girişimler ve bunların yarattığı olumlu etki oldukça sınırlı.  

openMedia’yı Tanıtmak

Bütün bunların sonucunda openMedia’yı hayata geçirdik. OpenMedia Avrupa çapında 47 ülkede editöryal kararlar üzerindeki ticari müdahaleleri soruşturmak ve açığa çıkarmak amacıyla kuruldu ve zamanla Avrupa kıtasının ötesinde de faaliyet göstermeyi hedefliyor. Bu projeyi hayal etmeye Trump’tan, Brexit’ten ve son 18 aydaki yalan haber çılgınlığından önce başladık. Fakat yaşananlar ihtiyacı çok daha acil hale getirdi.

openMedia proje ekibi ben, James Cusick ve Crine Boros’tan oluşuyor. Buna ek olarak proje ortaklarımız Index on Censorship, King’s College London ve the European Federation of Journalists (Avrupa Gazeteciler Federasyonu), medyada sansür ve ticari önyargıları araştırmaya kendilerini adamış durumdalar. Bizler bu proje aracılığıyla medyada yeterince yer bulmayan gücün kötüye kullanım örneklerini ifşa edecek ve sponsorlu içerikler ile haber toplama ve gazetecilik arasında gittikçe belirsizleşen hatları aydınlığa kavuşturacağız.

Açık olmak gerekirse bu proje, sadece kötü gazeteciliği, ticari menfaatleri veya hayatta kalma içgüdüleri tarafından mahkûm edilmiş medya organlarını ortaya çıkarmak için başlatılmadı. Eğer gazetecilere gurur duydukları hikayeler ile ilgili bir soru sorarsanız, cevabın pozitif değişim yaratanlarla ilgili olduğunu görürsünüz. Biz de hangi hikayelerin kamuoyunun menfaati için olduğunun farkında olan muhabirlere ilham vermek, onların özgürce ve kusursuzca haber yapmalarını desteklemek ve onları bu çabalarında güçlendirmek istiyoruz. Ayrıca daha özgür ve donanımlı bir medya için yapılacak ifşaları cesaretlendirmek istiyoruz.

Tabi ki sadece bununla yetinmeyeceğiz. King’s College London’daki ortaklarımız okuyucuların haber kaynakları hakkında daha iyi bilgi sahibi olmalarına yardımcı olacak ve gazetecilerin çalıştıkları haber kuruluşlarında şeffaflığı savunabilmelerini sağlayacak dijital araçlar geliştirecekler. Ayrıca elde ettiğimiz verilerle medya endüstrisinde daha fazla şeffaflık ve basın özgürlüğü için kampanyalar yürüteceğiz.

Fakat tüm bunları gerçekleştirebilmek için aktif ne kadar gazeteci varsa yardımlarına ihtiyacımız olacak. Bu nedenle openMedia Avrupa çapında mahrem ve anonim bir saha araştırması yürütüyor[MMK1]  ve gazetecilere kişisel çalışma deneyimleri ile haber odalarındaki ticari baskılar hakkında sorular soruyor.

Elde edilen sonuçlar gösteriyor ki ilaç sanayisi, inşaat firmaları, bilgi teknolojisi (IT) şirketleri ve enerji devleri haklarında çıkan ve çıkmayan haberleri etkilemek için ciddi bir çaba gösteriyorlar. Bazı katılımcılar oto-sansürden ve hatta reklam verenlerle ilgili haber yapmamaları istendiğinden dem vuruyorlar. Pek çok ülkede muhabirler siyasi ve ticari menfaatlerin sık sık iç içe geçtiğinden ve bunun yayınlanamayan haberlerin arkasında yatan ana neden olduğundan bahsediyorlar.

Bugün itibariyle projemizle kamuoyunun önüne çıkıyor ve ulaşabildiğimiz tüm gazetecilere anketimize katılmaları ve bildiklerini bize anlatmaları çağrısında bulunuyoruz[MMK2] . Arzu ederlerse anonim bir şekilde! Elimizde medya endüstrisinde neler olduğuna ve bunların nerede gerçekleştiğine dair deliller olmadan gerçeği ortaya çıkaramaz ve desteğiniz olmadan basın özgürlüğünün daha iyi hale gelmesini savunamayız. 

En önemlisi bize ne anlatırsanız anlatın, kimliğinizi ve verdiğiniz bilgilerin güvenliğini her zaman koruyacağız. Avrupa çapında gazeteciler, bu özgüvenle bizlerle konuşuyorlar. Çünkü bize güveniyorlar ve onların iş güvenliğini tehlikeye atacak herhangi bir şey yapmayacağımızdan eminler. Örneğin King’s College’daki proje ortaklarımızın geliştirdiği medya takip programı sayesinde gerçekleri doğrulamak ve delillere ulaşmak, bize aktaracağınız bilgileri tamamen gizlilik içinde yapmak ve işverenlerinizin veya başkalarının bu konudan hiç haberdar olmamasını sağlamak mümkün.

Veya alternatif olarak bizimle buradan ve doğrudan bilgi ve belge paylaşabilirsiniz.

Lütfen bu metni yaygınlaştırmamıza yardımcı olan. Özellikle bildiğiniz gazetecilerle paylaşmanızdan çok memnun oluruz. Teşekkürler.

Medyamız Ne Kadar Özgür?

Gazeteci misiniz? Gazeteciler için daha fazla özgürlük ve güvenlik mi istiyorsunuz?

Öyleyse anketimize katılın (arzu ederseniz anonym bir şekilde). Avrupa çapında 47 ülkede finansal baskıların medyayı nasıl şekillendirdiğine dair bir araştırma yapıyoruz. Verdiğiniz bilgileri tam bir gizlilik içinde değerlendireceğiz.

Anket burada!

Expose the ‘dark money’ bankrolling our politics

US Christian ‘fundamentalists’, some linked to Donald Trump and Steve Bannon, have poured at least $50m of ‘dark money’ into Europe over the past decade – boosting the far right.

That's just the tip of the iceberg: we've got many more leads to chase down. Find out more and support our work here.

Had enough of ‘alternative facts’? openDemocracy is different Join the conversation: get our weekly email

Comments

We encourage anyone to comment, please consult the oD commenting guidelines if you have any questions.
Audio available Bookmark Check Language Close Comments Download Facebook Link Email Newsletter Newsletter Play Print Share Twitter Youtube Search Instagram